haydi çıkalım dağlara, şarkılar söyleyerek...

29 Aralık 2007 Cumartesi

8 sayfa yazı... pek hoş. Çok işe yarar eminim!

Öfkem dinmişti... yine köpürmeye başladım gecenin şu saatinde.
Tellibağ'a rağmen, ayaktayım hala.
Saat 05:04... bu yazının da 1/8'i bitti...
Sınırlar var ya, her şeyde olduğu gibi.
Bunun da sınırı 8 sayfa.
Çift satır aralıklı, arial... vs. vs.

Oysa... o kadar vahim ki durum.
Dönüp işime baksam ya... daha 7 sayfa var... ama yok...
Ben başka bir şey yazmak istiyorum.

Yıl doksanların sonu, tam hatırlamıyorum şimdi.
Şu arşivime bir göz atsam günü gününe de söylemek mümkün, ama gerek yok o kadar ince ayara.
Haydi deyin ki 1999.
Helal'in tanımını yapmak için kullandığımız şey, anne sütü.
İşte o'nun çevresinde dönen dolaplar gecenin şu saatinde bahse konu.
Anne sütünün yerine; süslenip, püslenip, allanıp pullanıp... hatta kimi satılmış otoritelerce baş tacı edilen....
Reklamları yafta yafta, gazetelerin, dergilerin renkli sayfalarını süsleyen...
Marketlerde bulgurların, nohutların yanında satılan...
Anneye, "senin sütün yetmezse, bak bu var, hem de senin çocuğunu şöyle korur, böyle büyütür, şu kadar akıllı yapar, bu kadar değerli yapar" şeklinde; yaldızlı mı yaldızlı, ama bir o kadar boş laflarla reklam edilen, pazarlanan mamalar.

Neyse, mamalar ne hoş ya da boş şeylerdir... kime ne kadar gerekir... anne sütüne ne kadar benzer... hele hele onun yerine nasıl kullanılır... vs. söyleyecek çok laf var.
Sonraki bir gece yarısı onları da yazarım.
Şimdi ki bir anı yalnızca.

Evet efendim, yıl 1999.
Bu mamaların pazarlanması ile ilgili bir yasa hazırlanıyor.
Sağlık bakanlığı toplamış bir grup "bir bilen".... Hepsi hekim de değil, kimler yok ki içinde; beslenmeciler, hukukçular, medya mensupları, reklamcılar, tarım bakanlığından temsilciler ... bir sürü insan, daha unuttuklarım vardır içinde.
Herkes tek bir ruhla çalışıyor. Ruh; çocuklar için doğru bir şeyler yapma çabası.
Bir taslak hazırlanıyor...
Taslak elbette, üzerinde daha çok yazılıp çizilecek...
Sağlık Bakanlığının yetkilisi bir öngörü bekliyor her bir katılımcıdan; Sizce bu yasa ne zaman hayata geçer?
En uzun süreyi ben vermiştim... 2 yıl.
"Hımmmmm, ne kadar karamsarsınız b. hanım! " deyivermişti o yetkili, "en fazla 1 yıl sonra, halledeceğiz bu işi".
"Yanılmış olmayı o kadar isterim ki", demiştim.

Offfff, tanrım, yanılmış olmayı o kadar isterdim ki.
Deyin ki yıl 1999'du (belki daha da önce, ama daha yakın değil)...
Ve bu gün 2008'in arefesindeyiz.
Yasa yok!
Yasa bekliyor!
Reklamlara müdahale edilemiyor!
Mamalar raflarda!
Mamalar bebelerin biberonunda!
Anasının sütü memesinde kalan...
Anasının sütü yerine;
Mamayla beslenen bebekler daha çok hastalanır, biliyorum, dünya biliyor!
Mamayla beslenen bebekler anneye daha az bağlanır, biliyorum, dünya biliyor!
Mamayla beslenen bebekler daha kolay ölür, biliyorum, dünya biliyor!
Ve mamalar nohut gibi, pirinç gibi satılıyor, bayrak bayrak reklamlarla.

Ve... şimdi benden 8 sayfa yazı bekliyorlar.
Nasıl yapalım da anne sütüyle beslenen bebek sayısını artıralım diye.

Öfkeliyim... hem de ne öfke!

Hiç yorum yok: