haydi çıkalım dağlara, şarkılar söyleyerek...

15 Aralık 2007 Cumartesi

Korktum dün gece...


Sabah sabah, neydi beni dürtükleyip de ayağa kaldıran?
Ki hiç de bana yakışır bir şey değil bu durum... aksi olsa daha inandırıcı gelirdi kulağa :)

Her neyse (parantezler açarak konuşmak, yazmak hep keyifli gelmiştir bana, dilerim okuyana da öyle gelir- hay Allahım, her yerde parantez... tamamen sabahın işi bu, affola)... neydi diyeceğim......

Evet, dün gece bir korku yaşadım... aslında teorik bilgi dağarcığınızda bulunan, ama hani şu kanlı canlı, gerçek dünyada karşılaştığınızda hemen farketmediğiniz tipte bir korku.

Ben, teorik olarak; her şeyi ben bilirim diyen, düşüncesini, davranışını sorgulamayan hatta, benim yanlışım yoktur, tek doğru benim diyen insanlardan oldum olası korkmuşumdur.
Çoğu kez uzak durmaya çalıştı isem de bu insanlardan, pratikte dibdibe, üstelik mutlu mesut (!) yaşadığım da olmuştur gerçi. Yine de korkular içinde!

Elbette her insan yaptığını beğenir, düşücesinin eşsizliği, davranışlarının mükemmelliği ile gurur duyar bir miktar. Ama o miktar kişinin farkındalığı arttıkça azalır.
Peki, farkındalık ne ile artar...
Akıl elbette en başta, ayrıca bilgi, deneyim, gözlem, yaşanan acılar, kayıplar, karşılaşılan engeller, hatalar, yanlışlar, bunlardan alınan dersler.... siz de ekleyin buna birşeyler...
İnsanı erdemli yapmaya dair, benim unuttuklarımı, ekleyin siz de.
İşte sizin de eklediklerinizle birlikte, kişinin farkındalığı artar kendine dair. Öyle ben bilirim her şeyi, benim doğrumdur tek doğru demez. Nasıl karşısındakini sorguluyorsa, bir o kadar da kendini sorgular...
Hep bir yanlış yapma, eksik bırakma korkusu vardır içinde. Onu daha da, daha da büyüten de bu'dur aslında. Ve çabası yanlışsız, eksiksiz olmak değil, daha az yanlışlı, daha az eksikli olmaktır. Yoksa bilir ki, aksi söz konusu bile değildir.

Dün gece bir program izliyordum...
Hani artık, kim var ki bizi düz yola çıkaracak bu zamanda diye, elimizde kandil adam aradığımız bir devirdeyiz.
Evet, elimizde kandil, erdemli, akıllı, ne istediğini bilen, kendini ve yaptıklarını sorgulama yeteneği gelişmiş, insanlığına kattıkları, kaybettiklerinden fazla, akıl gözü ile gönül gözü aynı şeyleri gören, iyi insan arıyoruz nicedir.
Dün gece korktum... kandilin mumu sönüverdi...
Ben de kendimce erken bir saatte yattım :)
Bu sabah gevezeliğinin sebebi bu olsa gerek.
Hani korkunca insan, çenesi düşermiş, hatta şarkılar söylermiş ya... o biçim işte.

Yoksa hiç niyetim yoktu şu iki gün kötü'ye ait bir şey yazmaya.

Hiç yorum yok: