haydi çıkalım dağlara, şarkılar söyleyerek...

18 Aralık 2007 Salı

"Hiiiiiiiiiiiiii... Yerim sizi !"

"Hiiiiiiiiiiiiii... Yerim sizi !"
Sizden 20 yaş küçük, hemcinsiniz bir personeliniz, size böyle söyledi mi hiç.
Bu gün biri söyledi bana.
Sonunda bu sözün patlayıverdiği konu;
Ne onun işine yarayacak bir şey hakkındaydı, ne de bir takdir sohbetiydi yaptığımız.
Bir şeyi neden yapmadığımı sormuştu da... O da öyle oluversin, demiştim yalnızca.
O kadar kontrolsüz, o kadar ağızdan kaçar gibi çıkmıştı ki...
Sonrasında ikimiz de gülümsedik birbirimize, ama onun yanakları da kızarmıştı bu arada.


İyi yönetici nasıl olunur?
Pek bilmem ben.
Dahası bildiğim, bu işin az biraz yetenek - vardır ya, karizma denen cinsten-, ama asıl öğrenilen bir şey olduğudur.
Ki benim aldığım eğitimde dirhem miktarınca şey öğretilmez bu konuda.
Gerçi, benimle aynı eğitimi alıp, şimdi çok büyük yerlerde, çok büyük başlar olmuş kişiler hiç de az değildir.
Ben onlardan değilim, bu çok açık da...
Peki, ben de bu lafı işitmeyi nasıl becerdim acaba?

Benden büyüklerden gördüğüm, ki onlar iyi birer yönetici miydi, tartışılır, ama benim gibi değillerdi, kesin!
Ya da sonradan karıştırdığım bir kaç kitabın, bir kaç notun söyledikleri, iyi yönetici olmak adına...
Onlar mı yanlış, ben mi yanlışım... bilmiyorum.
Bu kelimeleri duyduğumda... neler oluyor diye geçti önce aklımdan.
Yüzüne baktım kelam sahibinin... Gülümsedim...
Gülümsüyordu o da, ama yanakları kıpkırmızı :)
İzin istedi çıkmak için, başımla onayladım çıkışını.
Gülümsüyordum hala...

Ben böyleyim...

Hiç yorum yok: