haydi çıkalım dağlara, şarkılar söyleyerek...

16 Aralık 2007 Pazar

Doğum günü sahiplerine bir uyarı !

Önce bir kaç resim...
Epeydir canyoldaşı saydığım vatandaş...






Pek dibdibeyiz bir süredir.
Çalışırken hatta... evet, onunla çalışıyorum artık, kuyruğunun izin verdiği oranda elbette.



Klavyenin üzerine yattığı, kendine bir şeyler karaladığı, hatta çok kızarsa tuşları yerinden çıkarıp beni deli ettiği de vakidir.



Buyurun işte, bu yazıyı yazdığım sırada, bana destek pozisyonu :)
Her neyse, bu yazının ana fikri bu küçük hanımın meziyetleri değil.
Bir doğum günü kutlaması örneği :)

Evet, bu gün benim doğum günüm...
Bu güne kadar ki en hüzünlü doğum günüm... canım, kuzum, yavrum yok yanımda, uzakta epey, arada okyanuslar var :)
Ama... Şükür sağlıklı, mutlu,
Şükür büyüyor, gözü açılıyor, uyanıyor... sevmeyi öğreniyor...
Ve şükür doğum günümü hatırladı :) :) :)
Ötesini istemek şımarıklık olur, değil mi?

Bu gün benim doğum günüm ya, biraz şımarayım, kendimi şımartayım istedim...
Kendimi dünyadan soyutlayım, kapımı tüm pisliklere, kokuşmuşluklara, yalanlara, -mış gibilere, yanlışlara kapatayım, kendimle kalayım istedim.
Nicedir düzelteyim diye ortalığa çıkardığım fotoğraf albümleri vardı ve iki kocaman kutu da fotoğraf.
Bu yıl doğum günümü o fotograflarla...kendimle kutlayım istedim.
Hem kendimle olurum, şu yaşıma kadarki b. ile... hem de bir iş kalkar ortadan dedim.
İşim uzun, sabahtan başlayım istedim, döktüm kutuları salonun ortasına...
......

Yok, Sakın !
Sizi uyarıyorum, sakın böyle bir şeye girişmeyin, aman ha!
Doğum günlerinin çeşit çeşit.... çılgın, farklı, özel vs.. kutlanma şekilleri var, medyadan, arkadaşlarınızdan, oradan buradan duymuşsunuzdur.
Sizin kendi deneyimleriniz de vardır elbette.
Eğer bu benim yaptığımı denedi iseniz daha önce, zaten bir daha kalkışmazsınız da,
Ama denemedi iseniz... denemeyin ne olur.
Boşverin, o fotoğraflar bir süre daha dağınık kalsın.
Şimdi durduk yere, üstelik de doğum gününüzde, sizi karmakarışık yapacaklarına,
Beyninizdeki her bir anının ucunu birbirine bağlayıp halay çekmeye kalkışacaklarına,
En girilmez yerlere, kahkahalar atarak girecek, uyuyan canavarı uyandırmaya çalışacaklarına...
Onlar oldukları yerde, her ne haldelerse, o halde kalıversinler bir süre daha.
Siz de o güne kadar en iyi yaptığınız şey neyse onu alın elinize...
ha 15 aralık, ha 16, ha 17...
Daha yapacak çok iş, yazacak çok yazı var....
Oturun işinizin başına.

Ama, illaki kutlayacağım diyorsanız...
Bencilliğiniz uğruna reddettiğiniz, gönlü kırık davet sahiplerinden birini arayın :)
Ya da hala yeterince akıllanmamışsanız... yine de birbaşıma olayım diyorsanız...
Çıkın biraz dışarı... binin arabanıza, açın en sevdiğiniz radyo istasyonunu... sesi de sonuna kadar.
Üstelik bu sabah kar yağıyordu Ankara'ya....

Kim tutar sizi :)

5 yorum:

esra dedi ki...

ablacım seni çok seviyorum. iyiki varsın. siten harika olmuş.

BEN, Çocuk! dedi ki...

sen de iyi ki varsın gülüm :)

izoche dedi ki...

=)) sei coooooook kojamn sewiorumm anemm=)))

BEN, Çocuk! dedi ki...

kuzummmmm benim. canımmmm.
bi daha bu kadar uzakta olma, olur mu?

izoche dedi ki...

yoook olmam ztn bidaa cok osluorummmm=(((((